MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

Kayıt Tarihi: 16.12.2025 17:50 - Son Güncelleme: 01.05.2026 07:42
YAZI
A

Aylardan Aralık;  Konya yine her Aralık  ayında olduğu gibi farklı bir heyecan içerisinde.. Her sene 7-17 aralık tarihleri arasında Mevlana’nın ölüm gecesi bir başka deyiş ile düğün gecesi olarak anılan  ‘’ Şeb-i Arus’’ anma törenlerini yapmanın heyecanını yaşıyor. Şehir bu ayda farklı bir atmosfere bürünüyor.

Mevlana’nın ‘’Ne olursan ol Yine Gel’’ sözünden etkilenen binlerce insan Mevlana Türbesi önündeki alanda, renkli görüntülerin gösterilerin sergilenmesinde etkili oluyor. Şehir bu ayda adeta uhrevi anlatılmaz mistik bir havaya bürünüyor.  Peki, asırlar geçse de sözleriyle yerli yabancı birçok kişiyi etkileyen Mevlana Celaleddin-i Rumi kimdir? Nerede doğmuş ve neden Konya’ya gelmiştir?

30 Eylül 1207 yılında Afganistan’ın Belh şehrinde doğan Mevlana’nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Mevlana’nın Anadolu’ya geliş nedeni ise, 1212-1213 yılları arasında Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled’in siyasi olaylar ve yaklaşan Moğol istilası için aile fertleri ve sevdiği dostlarının da yanına alarak Belh şehrinden ayrılmasıdır. Henüz çocuk yaşlarda olan Mevlana ‘’Hamdım, Piştim, Yandım’’ dediği, ilahi bir evreye ulaşacağı, adeta ismi ile bütünleşecek olan, Konya şehrine doğru yolculuğu bu hikaye ile başlamıştır.

Ailecek ilk durakları Nişabur, Bağdat oradan Küfe yoluyla Kabe’dir. Daha Şam’a, Şam'dan, Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile 1222 Lârende'ye (Karaman) gelmişlerdir. Karaman'da Mevlana ve ailesi Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdığı medreseye yerleştirildiler. Burada ailesi ile birlikte 7 yıl geçirdiler. Daha sonra 1225 yılında ilk eşi olan Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman’da evlendi. 

Gevher Hatun'un ölümünden sonra, ilk evliliğinden bir çocuğu olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yapmıştı. Bu yıllarda Anadolu’nun hükümdarı Anadolu Selçuklu devletidir. Başkent ise Konya’dır. Konya’nın başkent olmasından dolayı da bütün ilim adamları, alimler, resim-heykel-minyatür sanatçıları burada toparlanmıştır. Devletin başında hükümdar olarak Alâeddin Keykubâd vardır. Mevlana’nın babası Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Konya’ya davet eder.

Mevlana, ailesi ve dostları 3 Mayıs 1228 yılında Konya’ya geldi. Onların Konya’ya gelişi büyük bir mutluluğa ve sevince neden oldu, onların gelişi şerefine törenler düzenlendi.  Sultan Alaeddin tarafından,  ikamet etmeleri içim Altunapa (İplikçi) Medresesi'ne onlara tahsis edildi. Babası Sultânü'I-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya’da vefat etti.

Sevenleri onun yokluğunda Mevlana’nın çevresinde toparlandı. Daha sonra Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebriz’î ile karşılaştı. Mevlana onda ‘’Allah’ın nurunu’’ gördü. Fakat dönemin sorunları ve çıkan dedikodular yüzünden bu ikili fazla zaman geçiremedi. ‘’Dinin Güneşi’’ lakabıyla ünlü Şems’in kaybı adeta Mevlana’nın hayat güneşini söndürdü. Bu ayrılık Mevlana’yı derinden sarsmış  olup, Mevlana uzun bir  inzivaya çekilmesine neden oldu..

Ölüm gecesini düğün gecesine benzeten Mevlana vuslata erip 17 Aralık 1273 Pazar günü çok sevdiği Rabbine kavuşmuştu. Sevenleri ve birçok kişi bu ölümü derinden yaşamıştır. Asırlar geçse de bu sevda hiç bitmemiş katlanarak devam etmiştir. Onun sözleri ve öğütleri asırlar boyu sürecektir…

ETİKETLER: