BİR KONYALI GİTTİ, BİR KONYALI GELDİ
Geçtiğimiz hafta Ankara siyasetinde beklenmedik bir hareketlilik yaşandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle iki kritik bakanlıkta değişim gerçekleşti.
***
Adalet Bakanlığı görevine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevini yürüten Nevşehirli Akın Gürlek atandı. Sayın Bakanı tebrik ediyor, Nevşehir’imize de yıllar sonra bir bakana kavuştuğu için, hayırlı olsun diyorum. Türkiye’de adalet mekanizmasının yükü ağırdır; bu görev sadece hukuk bilgisi değil, aynı zamanda siyasi basiret, devlet tecrübesi ve güçlü bir karakter ister. Zaman gösterecek ama sayın Gürlek’in üstesinden geleceğine inanıyorum. Rabbim mahcup etmesin.
***
Konya’mız açısından asıl dikkat çeken değişim ise İçişleri Bakanlığı’nda yaşandı. Hemşehrimiz Ali Yerlikaya görevini devretti; yerine Erzurum Valisi olarak görev yapan yine bir hemşehrimiz Mustafa Çiftçi atandı.
***
Toplum olarak bir refleksimiz var:
Gideni çabuk unuturuz, gelene çabuk methiyeler dizeriz. Geçmişte birlikte çekilen fotoğraflar çok hızlı paylaşılmaya başlar…
Ama ben öyle yapmayacağım.
Ali Yerlikaya, Konya’nın ve Türkiye’nin yetiştirdiği kıymetli bir devlet adamıdır. Görev süresince organize suç örgütlerine karşı yürütülen operasyonlar, uyuşturucu ile mücadeledeki kararlılık, kamu düzeni konusunda verilen net mesajlar hafızalardadır. Daha da önemlisi; adını ne bir şaibede ne de akçeli bir işte duyduk. Bu cümle başlı başına bir başarı ölçütüdür.
Devlet görevinde iz bırakmak başka, gölge bırakmamak başkadır.
Yerlikaya, arkasında gölge bırakmadan ayrıldı.
Geceleri biz evimizde huzurla uyuyabilelim diye uykusuz kalan tüm güvenlik güçlerimize ve bu mücadeleyi yöneten Bakanımıza teşekkür etmek bir vefa borcudur. Rabbim yolunu açık etsin.
Yeni Bakanımız Mustafa Çiftçi’ye ge-lince… Hayat hikâyesine dair edindiğim notlar iki satırla geçiştirilecek cinsten değil. Devlet terbiyesi, sahadaki tecrübe ve vakur bir duruş… Şimdilik “hayırlı olsun” diyelim. Mahcup olmamak bu makamların en büyük duasıdır. Önümüzdeki haftalarda o “VAKUR” duruşun arkasındaki hikâyeyi daha geniş paylaşacağım.
***
BİLAL ERDOĞAN’DAN
KONYA ÇIKARMASI
İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, geçtiğimiz Cuma günü Meram Belediyesi’nin düzenlediği gençlik buluşması başta olmak üzere bir dizi program için Konya’daydı. Sadece gençliğe dönük bir program değil, sivil toplumun nabzının tutulduğu bir programdı.
Konya’nın ev sahipliği dikkat çekiciydi. Şehir adeta “biz buradayız” dedi.
***
Ama bir isim vardı ki, Bilal Erdoğan’ın neredeyse tüm programlarında yanı başındaydı: meslektaşımız, büyüğümüz Mustafa Tatlısu.
Gazetecilik yalnızca haber yazmak değildir. Gazetecilik; kamu sorumluluğudur. Gazetecilik; devlet ile millet arasında köprü olmaktır. Gazetecilik; sadece üçüncü sayfa sansasyonlarıyla tıklanma kovalamak değildir.
***
Bugün medya dünyasında en kolay iş algı üretmektir. En zor iş ise itibar üretmektir. Bir gazetecinin, böylesine önemli bir ismin yanında yer alması bazı çevreleri rahatsız etmiş olabilir. Ama biz meseleyi başka yerden okuruz: Devlet aklına temas edebilen, sivil toplumla güçlü bağ kurabilen gazeteci, bulunduğu şehir için bir kazanımdır.
Mustafa Tatlısu’yu tebrik ediyor, bu tür güçlü temasların Konya adına artarak devam etmesini diliyorum.
***
FARUK ÖZÇELİK OĞLUNU
EVLENDİRDİ: ANKARA’DA KONYA RÜZGÂRI
Geçtiğimiz hafta Ankara’da dikkat çeken bir düğün vardı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı, hemşehrimiz Faruk Özçelik’in oğlu Muhammet Burak kardeşimizin düğünü…
***
Sanayi Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcımız Faruk Şekerci ile birlikte biz de bu mutlu güne şahitlik ettik. Sa lona girince bir an : “Yoksa bu hafta Bakanlar Kurulu burada mı toplanıyor?” diye düşünsem, yeri idi…
Cevdet Yılmaz başta olmak üzere çok sayıda eski ve yeni bakan, Ankara bürokrasisinin önemli isimleri oradaydı.
***
Konya cephesinden ise Vali İbrahim Akın, milletvekillerimiz, Uğur İbrahim Altay, Ahmet Pekyatırmacı, Kavuş, Kılca ve diğer ilçe belediye başkanlarımız, KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Muharrem Karabacak ve iş dünyasından birçok isim salondaydı. İşkur il Müdürü Önder Çiftçi ve Sgk il müdürü Erkin Avcı ev sahipliğinin farkındalardı. Selçuklu Belediye Başkanı Pekyatırmacı’nın bakanlarla olan sohbetleri, özellikle Eski bakan Mahmut Özer’le olan samimiyeti de gözümden kaçmadı….
Bu tür organizasyonlar sadece bir düğün değildir; aynı zamanda Anka-ra’daki güç haritasını okumak için de bir fırsattır.
Şunu net gördüm: Faruk Özçelik
Ankara’da sadece görev yapmamış; insan biriktirmiş. Siyasette ve bürokraside asıl sermaye makam değil, itibardır. Ve itibar, yılların emeğiyle oluşur. Bir Konyalı olarak, hemşehri-lerimizin Ankara’da böylesine güçlü bir teveccüh görmesi bizleri gururlan-dırdı. Elif ve Muhammet kardeşimize bir ömür boyu saadet diliyorum.
***
SON SÖZ
Geçtiğimiz hafta bize şunu gösterdi: Devlette değişim var ama Konya’nın Ankara’daki ağırlığı devam ediyor.
İsimler değişiyor ama hemşehrilik hukuku, siyasi hafıza ve kurulan ilişkiler kalıcı oluyor.
Önemli olan sadece göreve gelmek değil, görevden nasıl ayrıldığınızdır.
Önemli olan sadece davete katılmak değil, salondaki ağırlığınızdır.
Önemli olan sadece görünmek değil, iz bırakmaktır.
Biz iz bırakılan yerlere bakarız.
Çünkü tarih, alkışları değil, izleri yazar.


