VEFA YOKSA, VEDA VARDIR
Siyasette en çok konuşulan kavramlardan biridir “vefa”.
Ama ne gariptir ki, en az yaşatılan değerlerin de başında gelir.
Siyaset, aynı zamanda hafıza işidir.
Kimlerin emek verdiğini unutmamak, kimlerin alın teriyle bir yapıyı ayakta tuttuğunu hatırlamaktır.
Herkes kürsüde vefadan bahseder, iş icraata gelince eski defterler kapatılır, emekler unutulur, dün omuz omuza yürüdükleri insanlar sessizce kenara itilir. Sonra da “neden küskünlük var, neden kopuşlar yaşanıyor?” diye sorulur.
Aslında cevap basittir:
VEFA BİTERSE, VEDA BAŞLAR…
Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türk siyasetinde ki “VEFA” kelimesinin vücut bulmuş hali olduğunu ve bu yüzden, yıllardır siyasetin en tepesinde kaldığını bilmeyen yoktur.. Lakin teşkilatlarda, VEFA kavramı çok dikkate alınmamasından kaynaklı, Ak Parti her zaman LİDER’inin sırtından yük alan değil , Liderine yük olan bir yapıya sahip oldu.
Sonunda bir İl Başkanı çıkıp diyor ki, Liderime yük olmayacağım, sırtından yük alacağım…
Ve bunu sadece lafta söylemiyor, “bu gün başkanlık koltuğu benim , eskilerden banane” demiyor, ve elini taşın altına sokuyor…
AK Parti Konya İl Başkanlığı, geçen hafta sonu Selçuklu Kongre Merkezi’nde “Vefa Varsa, Veda Yoktur” programı düzenledi. Ama bu program sadece bir “anma” ya da “nostalji gecesi” değildi.
Açık konuşalım: Bu program, siyasete verilmiş net bir dersti. Liderinin izinde giden bir il başkanının çabasıydı.
2002’den bugüne, partisine omuz vermiş, il-ilçe teşkilatlarında görev almış, milletvekilliği yapmış, belediye meclislerinde ter dökmüş isimlerin tamamına yakınının aynı salonda buluşturulması kolay iş değildir. Hele ki siyasette “yeniler gelsin, eskiler unutulsun” anlayışının hâkim olduğu bir dönemde…
Programın başında, partisi uğruna emek vermiş ve artık hayatta olmayan isimlerin anılması ise şunu hatırlattı:
Bu hareket, hafızasını kaybetmiş bir yapı değildir.
İl Başkanı Fatih Özgökçen, konuşmasında ise alışılmış siyaset dilinin çok dışındaydı.
“Sizler olmasaydınız biz olmazdık” demek, her siyasetçinin harcı değildir. Çünkü bu cümle, koltuk sevdasını değil, dava bilincini anlatır.
“Sizler bu davanın geçmişi değil, temel taşlarısınız” demek ise şunu kabul etmektir: Bu yapı, dününü inkâr ederek ayakta kalamaz.
Bugün birçok siyasi yapıda yaşanan krizlerin temelinde ne var biliyor musunuz?
Eskilerle yenilerin birbirine düşürülmesi.
Dünü yok sayanlar, yarını inşa edemez.
Emek sahiplerini görmezden gelenler, ilk fırtınada yalnız kalır.
Konya’daki bu tablo, tam tersini gösterdi. Eski il başkanları, önceki dönem milletvekilleri, mevcut yöneticiler aynı sahnede, aynı fotoğraf karesinde, aynı mesajla yer aldı:
“Bu dava kimsenin şahsi malı değildir.” mesajı çok net verildi…
Bu tablo neden önemli?
Çünkü siyasette vefa gösterilmezse, kırgınlık büyür.
Kırgınlık büyürse, küskünlük başlar.
Küskünlük başlarsa, sandıkta bunun bedeli ödenir.
O yüzden bu program sadece geçmişe dönük bir teşekkür değil, geleceğe dönük stratejik bir akıldır. Fatih Özgökçen’in yapmak istediği şey çok nettir:
Eskilerle yenileri karşı karşıya getirmek değil, yan yana tutmak.
“Vefa yoksa, veda vardır”
Konya’da görünen o ki, “Vefa yoksa, veda vardır”ı kabul etmeyip, “VEFA VARSA, VEDA YOKTUR” diyen bir il başkanı ile vefa bilinci diri tutulduğu sürece, Ak Parti’de vedalar kolay olmayacak.


