Kahkaha evinin ağlayan merdivenleri 2
“Sevgili günlük, 10 mayıs 19**
Bu gün yeni evimin dışı bitti. Bu yazıları yeni evimin bahçesinden yazıyorum. Yakında çok mutlu olacağım, artık beni yıkan şeyleri altın bir kılıfa koyup yaşamaya devam edeceğim."
“sevgili günlük, 15 ağustos 19**
Bu gün evimin içerisindeki ufak dokunuşlarım bitti. Merdiven korkuluklarım geçmişimi ifade etsin diye bilerek bu taşı tercih ettim, aynı altın gibi güzel, parlak ancak zehirli. Sürekli temkinli ve uzak durulması gereken. Bu yazıları evimin merdivenlerinden yazıyorum. Bir gün çok mutlu olacağım ve merdiven korkuluklarını yıkıp özgürce koşacağım.”
Bu sırada dışarıdan bir kahkaha sesi geldi. Arif ürperdi ve kendisini kitaba daha da gömdü, bir yandan mis kokulu krem rengi battaniyesine sarılıyordu.
“ sevgili günlük, 1 ekim**
Artık evimde tek bir çıt çıkmıyor. Eski kulübemizde ses çoktu. Mutlu olmak için sessizlik istiyordum. Dışarıdan insanlar gıpta ile bakıyor ve eve, içeri girmek için yalvarıyorlar. Bir gün çok mutlu olacağım onlara ihtiyacım olmadan sevineceğim. Bu arada ilk kata girmek içimden gelmiyor. İkinci katı içimden geldiği gibi eski kulübeme benzer şekilde tekrar dizayn edeceğim. Bu beni kesinlikle mutlu edecek.”
Tekrardan kahkaha sesi. Bu sefer daha uzun ve daha korkunç. Merdivenlerden birinin çıktığını duyan arifin kalp sesi okuyucun ki kadar sıkışmıştı. Derken kapıya bir mum ışığı vurdu. Ancak bu alev dansları sessizdi. Ne bir ses ne bir siluet. Çıt çıkmıyordu. Ev sessizliğe alışkındı ancak Arif değildi. Arif ne kalkacak cesareti ne de bağıracak sesi kendisinde bulamıyordu. Kısık sesle
-kimsiniz? Dedi.
Cevap yoktu. Yavaşça kapı aralığı genişledi…



