Bir şehrin hafızası vardır

Kayıt Tarihi: 19.01.2026 10:24 - Son Güncelleme: 03.04.2026 15:14
YAZI
A

Konya bir şehir değildir sadece…Konya, hatırlamayı bilenler için bir hafızadır.Taşında sabır, toprağında dua, sokağında geçmiş vardır. Bu şehrin bugünü konuşulurken, dününü bilmeden söylenen her söz eksik kalır. Çünkü Konya, emek verenleri unutmaz. Unutmamalıdır da.

Bir dönem vardı…Ankara’nın koridorlarında Konya’nın sesi daha gür çıkardı. Eski Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, Konya denildiğinde kapıların daha kolay açıldığı bir isimdi. Bürokrasiyle kavga etmeden, bağırmadan, çağırmadan; ama ısrarla…

Yatırım dedi, yol dedi, sanayi dedi. Konya’nın Ankara’daki yükünü sırtlanan adamlardandı. Bugün hâlâ kullanılan birçok altyapının, atılan birçok imzanın arkasında o dönemin emeği vardır. Kimse kusura bakmasın, bu bir gerçektir. Sonra Mustafa Özkafa dönemi geldi. Belediye başkanlığı öyle tabelayla yapılmazdı o zamanlar. İmkân azdı, bütçe sınırlıydı ama niyet sağlamdı.

Konya’nın planlı büyümesi, şehir kültürünün korunması, “yarın bu şehir ne olur” sorusunun soruldu ğu yıllardı. Bugün “keşke” dediği miz birçok şeyin temeli o yıllarda atıldı.

Sessizdi, gösterişsizdi ama şehirle kavga etmeden yönetenlerdendi. Ve sonra…AK Partili belediye başkanlarıyla gel en uzun bir dönem başladı. Büyükşehir, Konya’yı sadece merkezden ibaret görmedi. Ulaşım ağlarıyla, çevre düzenlemeleriyle, altyapısıyla Konya’yı bir bütün olarak ele aldı.

Tramvaylar, yollar, köprülü kavşaklar…Bugün “normal” dediğimiz birçok hizmet, bir zamanlar hayaldi. Selçuklu, modern Konya’nın vitrini oldu. Yeni yaşam alanları, sosyal donatılar, parklar, spor tesisleri…

Şehir büyürken boğulmasın diye planlandı. Meram, yeşilini kaybetmeden büyümeye çalıştı. Meram’ın ruhu kolay bir ruh değildir; korumak ister, sahip çıkılmak ister. Bunu yapmaya çalışan belediyeler oldu, emek verildi.

Karatay, yıllarca arka planda kalmış bir ilçeydi. Ama son yıllarda yapılan dönüşümle “unutulmuş” olmaktan çıktı. Kentsel dönüşüm, sosyal projeler, yeni yollar…

Bir ilçenin kaderi değiştiyse, bu tesadüf değildir. Elbette eksikler var. Elbette yanlışlar oldu. Ama adil olmak zorundayız.

Konya, kim gelmişse emeğini koyanı yazmıştır defterine. Bu şehir bağıranı değil, çalışanı hatırlar. Bugün Konya’yı konuşurken, “Kim ne yaptı?” sorusunu sormadan, “Bu şehir kimlerin omzunda buraya geldi?” demeden konuşmak haksızlıktır. Konya sabırlıdır…Ama nankör değildir. Ve Konya, kendisi için taş üstüne taş koyanı hiç unutmaz.

Rakamlar Konuşuyor, İnsanlar Susuyor

Asgari ücret açıklandı…Emekliye zam verildi…Ekranlarda yüzler gülümsedi, grafikler yükseldi. Ama pazara gidenin eli titredi. Bir rakam söylendi, sonra herkes o rakamın etrafında döndü durdu.

Oysa kimse mutfağın kapısını açıp içine bakmadı. Tencere kaç lira kaynıyor, çocuk kaç liraya doyuyor, kira kaç maaş götürüyor…Bunlar tabloda yoktu. Asgari ücret, artık “geçim” kelimesini taşımıyor. Sadece hayatta kalmaya yetiyor, o da yetiyorsa. Bir ev kirası, bir fatura, bir pazar poşeti…Maaş daha ayın ortasında buhar oluyor. Emekli…

Bu ülkenin yükünü yıllarca taşımış insan. Gençliğini fabrikada, tarlada, atölyede bırakmış. Bugün aldığı zam, bir torba pazara yetmiyor. İlacını mı alsın, faturayı mı ödesin, torununa harçlık mı versin? Yetkililer “enflasyona ezdirmedik” diyor. İyi de…

Markette ezilen kim? Kasada utanan kim? “Sonra alırım” diyerek reyondan uzaklaşan kim? Rakamlar belki doğru…Ama hayat pahalı. Ve hayat, tablolardan okunmuyor.

Bir ülkenin refahı, açıkla nan zam oranlarıyla değil; emeklinin çorbası kaynıyor mu, asgari ücretlinin çocuğu eksik mi büyüyor, genç gelecek hayali kurabiliyor mubunlarla ölçülür.

İnsanlar artık çok şey istemiyor. Tatile gidelim demiyor. Araba alalım demiyor. Sadece ay sonunu korkmadan görmek istiyor. Asıl mesele de bu zaten…

İnsanlar zammı değil,insan yerine konulmayı bekliyor. Ve şunu her kes bilsin: Bu ülke, rakamlarla değil; insanla ayakta durur. İnsan yorulursa, hiçbir tablo güçlü görünmez.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Fatih ERSOY

Fatih ERSOY

Yazarın Diğer Yazıları