Bir toplum intihar ediyor
İstatistik verilere göre bu yıl 80 bin hektardan fazla alan yandı. Yangınların ekosistemde geri dönülmez kayıplara yol açtığı gerçeğinin acılarını önümüzdeki yıllarda net bir şekilde göreceğiz.
Orman yangınları, tarım sektörü başta olmak üzere turizmi de olumsuz yönde etkiliyor. Yerleşim yerlerine sıçrayan yangınlar, köylerin tahliyesine ve maddi hasara neden olmaya devam ediyor. Yaşanan can kaybı orman yangınları nedeniyle 13 oldu. Binlerce hayvan öldü.
Her yangın sonrası çıkıp ‘Bu bölge imara açıldı. Oteller yapıldı, turizm bölgesine katıldı’ diyenlerin sesi çıkmıyor. Kaos yaratmak için ellerinden geleni yapan bu vicdansız kitle sadece izlemekle yetiniyor.
Yangınların bir kısmının kasıtlı olduğu iddiaları olsa da, resmi verilere göre kundaklama kaynaklı yangınlar toplamın yüzde 1’den olduğu gerçeğini biliyoruz.
Anız yakma ve piknik ateşi gibi insan kaynaklı yangınların önlenmesi için ormanlara girişlerin yasaklanması gibi bir çözüm aranıyor. Ne denli etkili olduğu ayrı bir tartışma… İnsanlara ormanlara girmeyin dedikçe ormana girenlerin sayısındaki artış dikkat çekiyor.
Orman yangınları, insan faaliyetlerinin birleşimiyle her yıl daha büyük bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Yangınların önlenmesi ve etkili mücadele için hem teknolojik hem de toplumsal çabalara ihtiyaç var.
Ormanlarımız yandıkça yağmur yağmayacak. Ormanlar yandıkça birçok hayvan ölmeye devam edecek. İzlemiş olmalısınız!. Sosyal medya hesaplarında hayvanların canlı canlı yandığını, yanarken çıkardıkları sesleri. Vicdanı olan, insanım diyen vicdan azabından kahrolur.
Suyumuz tükendi, ormanlarımız yapmaya devam ediyor. Hayvanlar canlı canlı yanıyor. Köy evleri boşaltılıyor. Köylerde yaşam tehlike altına giriyor. Bunları önlemek için seferberlik ilan edilmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Her şeyimiz yanarken tatil yapanların, alevlerin önünde fotoğraf çektirip sosyal medya da paylaşanlara ne demeli…
Ormanların yanmasıyla, “Yaban domuzları, karacalar, tilkiler, kuş türleri ve sürüngenler büyük kayıplar yaşadı” diye verilen istatistikler karşımıza çıkıyor. Bu hayvanların ölmesi birçok hastalığı beraberinde getirecek. Birçok hayvan insanların sağlığına zarar verecek olan hastalıkların önleyicisi.
En basit örnekle; toplum içinde kara Fatma diye bilinen hamam böceğinin insan için ne denli faydalı olduğunu bilmek gerekir. Bu böceğin bıraktığı dışkıyla orman sağlığı başka olmak üzere insan sağlığı için çok büyük bir nimettir. Daha birçok örneği sıralayabiliriz. Bütün hayvanların toplum sağlığı için bir önemi var. Ama biz bu hayvanları ormanlarımız da kaybediyoruz.
En önemli ve vurgulanması gereken konu aslında önleyici tedbirlerin alınması olması gerekir. Su problemi ile başlayan ve bitişini izlediğimiz tarım, gelecek yüzyılı etkileyecek olan orman yangınları soluduğumuz oksijenin bitmesi, nefes alışımızı yavaş yavaş bitirecek gibi görünüyor.
Ve biliyor musunuz? İnsanın olmazsa olması olan oksijen (hava ve su) yine insanoğlu tarafından yok ediliyor. Kendi ömrümüzü kısaltıyoruz. İntihar ediyoruz haberimiz yok. Daha doğrusu gelecek nesillerimizi ölüme terk ediyoruz.


