KADER CİMİYİZ?

Kayıt Tarihi: 05.02.2025 10:11 - Son Güncelleme: 03.04.2026 15:14
YAZI
A

6 Şubat depremi… Üzerinden iki yıl geçti. Tüm deprem haberlerinin girişi 6 Şubat depremi ile başlar oldu. Seneyi devriyesinde yapılan haberler ile yakın tarihte unutulur. Depremin yaşandığı bölgelerdeki insanların unutması zor olsa da diğer şehirlerdeki insanlar için sadece 6 şubat olarak yılda bir kez hatırlanır duruma gelecek.

Dünya’da yaşanan en büyük deprem felaketlerinden biri olan 6 şubat depremi sonrasında deprem bölgesini inşa etmek dışında ne yaptık? Diye sorguladığımızda tedbir amaçlı hiçbir şey yapmadığımızı görüyoruz. Küçük sallantılarla birlikte söz de bilim insanları çıkar tv ekranlarında “Olası Deprem” diye başlayan cümlelerine ağır eleştiriler ekleseler de gerisi unutulur.

Devlet yetkilileri yıkımın büyük olduğu 11 şehirde yeniden yaşam alanları kurmak ile meşgul iken, doğa anaya direnen belediyelerin varlığı da manidar. Kesin çözüm kanunla olur. İnsanlar evlerinin yıkılıp yerine depreme dayanıklı ev yapılmasına karşı çıkmasını engelleyecek kanunlar yapılmalı…

100 metre kare tabut evlerde yaşayan insanların karşılığında 150 metre kare ev istemesi tabut evlerin sayısını her geçen gün artırıyor. Konya örneğini verecek olursak, geçtiğimiz ay içerisinde yaşanan Altınoluk apartmanı… Sonrasında boşaltılan kolonsuz evler. Daha binlercesi hatta onbinlercesi var bu şehirde…

Yerel yönetimlere tam yetki verilse diyeceğim ama tüm yetki “Kentsel dönüşüm için” yerel yönetimlerin elinde. İstanbul Tabut şehir. Olası bir depremin İstanbul’u toz bulutuna çevireceği anlatılıyor. Enkaz altında kalınmasa bile insanların toz bulutlarından boğularak öleceği ifade ediliyor.

Dönüştürmek yerine AFAD’ı güçlendiriyoruz. Deprem sonrası kurtarıcı sayısını artıyoruz. Daha çok çadırı nereye kurabilirizi planlıyoruz. Evleri yıkıp yenisini yapmak yerine yaptığımız bu gayretlerin boş olduğunu ifade etmek gerekir.

Biran önce yapılması gerekenleri planlamalıyız. Örneğin Yunanistan adaları boşalttı. Tedbir için. Deprem yada tusinami… olasılığına karşı örnek. Atinadan bize daha yakın olan adalardaki depremlerin Türkiye’de İzmir, Muğla gibi şehirlerde tedbir alınmasını zorunlu hale getirmiyor mu?

Kadercimiyiz? Olursa olur, Allah’tan geldi diyebilecek kadar kadercimiyiz? Neden tedbir almıyoruz? Bir an önce, deprem ve tusinami için tedbir almamız gerekir. Özellikle Ege bölgesi için.

Yıkılırsa, su altında kalırsa diye yapılması gerekenlerin tedbirini alırsak, ölümlerin önüne geçmiş oluruz. Bina yeniden yapılabilir ama insan hayatı geri gelmez. Ege bölgesindeki şehirlerin valileri önlem alır ve bunu duyurursa insanlara verilen değeri de görmüş olacağız..

 

DİP NOT:

KAR TATİLİNE ÇIKACAĞIM AMA OTEL YANARSA DİYE KORKUYORUM!

ETİKETLER:

Fatih ERSOY

Fatih ERSOY

Yazarın Diğer Yazıları