Kadın Kutsaldır, reyting değil!

Kayıt Tarihi: 28.01.2026 12:38 - Son Güncelleme: 03.04.2026 15:14
YAZI
A

Sabah ve akşam… Kumandaya dokunuyorsunuz; ekranda aynı sahne. Kaçan eşler, ifşa edilen ilişkiler, teşhir edilen mahremiyetler. Cümleler bağırıyor, yüzler teşhir ediliyor, aile denilen o narin yapı reyting uğruna lime lime ediliyor. Kadın kutsaldır. Bu bir slogan değil; bir medeniyet iddiasıdır.

Evet, insan kusurludur. Kadın da kusur işleyebilir, erkek de. Ama kusuru kutsal olanı ezmenin bahanesi hâline getirdiğiniz an, toplumun omurgasını kırarsınız. Kadın annedir. Cennet anaların ayaklarının altındadır. Bu söz, ekran süsü olsun diye söylenmedi; bir hayat nizamını anlatır.

Bugün televizyonlarda izlediğimiz şey, bir haber verme faaliyeti değil; açık bir teşhirdir. Aile içi meselelerin, mahkeme salonlarından bile daha hoyrat bir dille, stüdyo ışıkları altında sergilenmesidir. İnsanın en mahrem yarası, alkışla kanatılmaktadır. (ki mahkemelerde bile gizlilik kararı alınıp hiçkimse davayı izyelemez. Avukat bile olsa…)

Bir dönem “erkek yaptı” manşetleri atıldı. Yanlıştı. Şimdi ibre kadınlara döndü. Bu da yanlış. Yanlışın cinsiyeti olmaz. Ama yanlışın bu kadar normalleştirilmesi, üstelik örnek gibi sunulması, işte asıl tehlike budur.

“Artık kadın da yapar” cümlesi; eşitlik değil, eşit yozlaşmadır. Aileye verilebilecek en ağır ceza da budur.

Bu programların en büyük zararı, tek tek insanlara değil; aynı zamanda güven duygusuna. Sokakta mikrofon uzatıyorsunuz, genç erkeklerin ağzından aynı cümle dökülüyor: “Kime güvenip evleneceğiz?” Genç kadınlar da masum değil bu travmadan; onlar da evlilikten ürküyor. Bu korkunun kaynağı ekonomi değil sadece. Ekranlardan pompalanan güvensizliktir.

Bir de işin acı tarafı var. Programları izleyen kimi izleyicilerin, özellikle kadınların, “Allah hiçbir şeyi gizli bırakmaz” diyerek yapılan ifşayı meşrulaştırması… Doğrudur; Allah gizliyi açığa çıkarır. Ama Allah, kulun ayıbını reyting uğruna teşhir edin diye değil, ıslah olsun diye açar. Her açılanın sahnede bağırılarak gösterilmesi, ilahi adalet değil; insani vicdansızlıktır.

Buradan açıkça söylüyorum: Bu programlara karşıyım. Çünkü bu yayınlar aileyi korumuyor, parçalıyor. Çünkü bu yayınlar kadını yüceltmiyor, ucuzlatıyor. Çünkü bu yayınlar erkeği de temize çıkarmıyor, toplumu çürütüyor.

RTÜK başta olmak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve aile hassasiyetiyle tanınan Sayın Emine Erdoğan’ın bu meseleye el atmasını haseten rica ediyorum.

Bu programlar ya yayından kaldırılmalı ya da en azından yayın saatlerinde, aile bütünlüğünü güçlendiren kamu spotlarıyla dengelenmelidir. Aileyi korumak, sadece kanunla değil; kültürle, dille ve ekranla olur.

Kadın kutsaldır. Aile değerlidir. Reyting ise geçicidir. Bir toplumu ayakta tutan şey, bağırarak ifşa edilen rezillikler değil; sessizce korunan değerlerdir.

Şimdi gelelim, aile polikitalarına… Gençler evlenmiyor, aileler çocuk yapmıyor… Peki neden yapmıyor, neden evlenmiyor? Mutlaka devlet büyüklerimiz bunu araştırmıştır… Çözüm ne? Ekonomik destek mi?, psikolojik destek mi? Her ikisi değil. Çözüm, internet denen bu illetten kurtulmakta. Çözüm, bu tür proğramların yayından kaldırılmasında.

Kadınların yeniden kutsal olduğunu anlatan tv dizilerinin yapılmasında… Bir dizi de sokakta yaşayan çocuğun hırsızlıktan cezaevine girmesi, çıkışta bir mafya olması anlatılıyorsa, gençlerin ideolünde de o karakter olur. Kişilik, kimlik arayışındaki 15 yaşlarındaki çocuklar eline silah alıp sokağa çıkabilir. Çocukların suça karışmasını engellemek istiyorsak, lütfen bu düzeni değiştirelim…

Değiştirmez isek ne olur? Nükleer bomba atılmış gibi yaşayan değersiz ölüler gibi oluruz. Çoğunluğumuz şu anda öyle olmasa da yüzde vermeyeceğim ama büyük oranda yaşayan ölü gibiyiz. Bunu artırmamak hükümetlerin politikası olması gerekir…


ETİKETLER: Cumhurbaşkanlığı, Aile bakanlığı,Emine Erdoğan,müge anlı, esra erol

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Fatih ERSOY

Fatih ERSOY

Yazarın Diğer Yazıları