NE OLURSAN OL YİNE GEL!

Kayıt Tarihi: 10.12.2025 10:19 - Son Güncelleme: 03.04.2026 17:17
YAZI
A

Konya’da Mevlana törenlerini ilk izlediğim günü dün gibi hatırlıyorum. Aradan tam 30 yıl geçmiş… Zaman dediğin gerçekten tuhaf; insan yaşarken fark etmiyor ama geriye dönüp baktığında şehrin de, törenlerin de, hatta insanların da ne kadar değiştiğini çok net görüyorsun.

O yıllarda törenler bugünkü gibi dev ekranlar, ışık şovları, uluslararası protokoller eşliğinde yapılmıyordu. Basketbol sahasında, pota altlarında bir araya gelirdik. Tribünlerde soğukla mücadele eden izleyiciler, zeminde çemberleriyle dönmeye çalışan semazenler, ses sisteminin sürekli bir yerlerinden cızırdadığı o eski düzen… Belki ilkel, belki imkânları kısıtlıydı ama içinde başka bir samimiyet vardı.

Bugün?

Bugün Konya, Mevlana’yı ulusal ve uluslararası ölçekte hatırlatan bir merkez haline geldi. Törenler artık şehrin vizyonunu yansıtan modern kültür merkezinde, akustik olarak kusursuz salonlarda yapılıyor. Işık, ses, düzen… Her detay özenle hazırlanıyor. Organizasyonun kalitesi yalnızca mekânlarla sınırlı değil; etkinlik sayısı katlanarak arttı, paneller, sergiler, konserler, sempozyumlar bir araya gelerek adeta kocaman bir kültür haftasına dönüştü.

Bütün bunlar olurken dikkat çeken en önemli şeylerden biri ise şu:

Dünya artık Konya’ya daha yakından bakıyor.

Eskiden yabancı turist görmek özel bir şeydi, bugün ise onlar törenlerin vazgeçilmez misafiri. Japonya’dan Amerika’ya, Balkanlar’dan Körfez ülkelerine kadar yüzlerce insan Mevlana’nın çağrısına kulak verip Konya’ya akın ediyor. Uluslararası delegasyonlar, kültür elçileri, akademisyenler… Bu kadim miras artık gerçek anlamıyla evrensel bir kimlik kazanıyor.

Tüm bu değişim ve gelişimin ortasında ben hâlâ o eski pota altlarını hatırlıyorum. O sade, o mütevazı günleri…

Ama bir yandan da şu gerçeği görüyorum:

Konya büyüdü, törenler büyüdü, dünya büyüdü… Fakat Mevlana’nın çağrısı hiç değişmedi. Bugün modern salonların ışıkları altında dinlediğimiz sözler, o gün buz gibi tribünlerde duyduğumuz sözlerle aynı: “Gel ne olursan ol yine gel…”

Değişen mekânlar, büyüyen organizasyonlar, artan katılımlar…

Ama aynı kalan bir şey var: İnsanı insana anlatan, gönlü gönüle bağlayan o kadim davet.

ETİKETLER:

Fatih ERSOY

Fatih ERSOY

Yazarın Diğer Yazıları