Bu ulaşım zammı niye diye sormazlar mı?
Konya, Anadolu'nun incisi, Mevlana'nın şehri... Ama son günlerde bu güzel şehrin sokaklarında yankılanan tek şey, zam haberleri.
Evet, doğru duydunuz; toplu ulaşım araçlarına bir zam daha geldi. Belediye otobüsleri ve tramvaylar için tam bilet 17,50 TL'den 22,50 TL'ye, öğrenci bileti ise 6,75 TL'den 9 TL'ye fırladı. Aylık abonmanlar da cabası: Tam 1.150 TL'den 1.400 TL'ye, indirimli 290 TL'den 350 TL'ye çıktı.
Bu zam, Konya Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde görüşülüp onaylandı ve muhtemelen önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek. Peki, otobüs ve tramvayı anlarız; belediyenin maliyetleri artıyor, yakıt, bakım, personel derken enflasyonun pençesinde kıvranıyor.
Ama dolmuş ücretleri? Onlar da niye zamlanıyor? Hele ki benzine son aylarda zam gelmemişken, asgari ücrete de 2025'te sadece yüzde 30'luk bir artış yapılmışken, bu neyin nesi? Hadi gelin, bu zam furyasını biraz masaya yatıralım. Önce dolmuşlara bakalım. Konya'da minibüs ve dolmuş ücretleri, Konya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (KONESOB) tarafından belirleniyor.
En son Şubat 2025'te yapılan zamla, indi-bindi ücreti 15 TL'den 20 TL'ye çıkmıştı. Mesafeye göre 23-27 TL arasında değişen ücretler, şimdi bir kez daha artabilir. Neden mi? Oda Başkanı Muharrem Karabacak'ın açıklamalarına göre, akaryakıt, amortisman ve işletme maliyetleri artmış. Ama durun, benzine Ağustos 2025'te zam gelmedi! Aksine, son dönemde motorine 1,77 TL indirim yapılmış, benzin fiyatları İstanbul, Ankara ve Konya'da 51-54 TL bandında sabit kalmış.
Peki, dolmuşçular neden "maliyet artışı" diye bağırıyor? Belki de indirimlerin pompadan dolmuşlara yansımaması, ya da diğer giderler – sigorta, bakım, vergiler – enflasyonla şişiyor. Ama halkın cebinden çıkan para, bu sefer de dolmuşçuların cebine akıyor gibi.
Vatandaş olarak soruyoruz: Eğer benzin aynıysa, neden dolmuş 20 TL'yi aştı? Bu, rekabeti bozan bir tekelcilik mi, yoksa belediyenin toplu taşımayı teşvik edememesinin sonucu mu? Şimdi asgari ücrete gelelim. 2025'te net asgari ücret 22.104 TL olarak belirlendi – ki bu, 2024'e göre yüzde 30 zam demek.
Brüt hali 26.005,50 TL. Hükümet, "Enflasyona ezdirmedik" diyor, ama gerçekte ne? TÜRK-İŞ'in hesaplarına göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 23.615 TL, yoksulluk sınırı ise 81.686 TL. Yani asgari ücretli bir aile, sadece gıdaya yetişemiyor, hele ki Konya gibi büyüyen bir şehirde kira, fatura, ulaşım derken... Zam yapılmadı mı? Hayır, yapıldı, ama yetersiz. Ara zam talepleri ortalıkta dolaşıyor; DİSK gibi sendikalar Temmuz'da yeniden belirlenmesini istiyor. Ama hükümet, "Yılda bir kez yeter" diyor. Peki, bu zamsız asgari ücretle, zamlı dolmuş ve otobüs ücretleri nasıl ödenecek?
Market rafları mı boşalsın, çocuklar mı okula yürüyerek gitsin? Bu zamlar, Konya'nın ekonomik yapısını da vuruyor. Şehir, tarım ve sanayiyle geçinen bir yer; ama enflasyon, zamlar derken orta sınıf eriyor. Belediye otobüsü ve tramvayı anlıyoruz; ATUS sistemiyle modernleşiyor, yeni otobüsler alınıyor (180 adet yeni araç, 1 milyar TL maliyet). Ama dolmuşlar?
Onlar özel sektör, rekabet olmalı. Neden belediye dolmuşları da toplu taşımaya entegre etmiyor? Veya neden indirimli kartlarla dolmuşlara da aktarma yapılmıyor? Vatandaşın tepkisi büyük: Sosyal medyada "Konya ucuzdu, şimdi İstanbul'la yarışıyor" yorumları yağıyor.
Haklılar; İstanbul'a yüzde 35 zam, İzmir'e yüzde 20... Konya da geride kalmamış. Sonuç olarak, bu zamlar "neyin zammı"? Enflasyonun, maliyetlerin, ama en çok da planlamasızlığın zammı. Benzine zam gelmedi diye sevinemiyoruz, çünkü dolmuş zamlandı.
Asgari ücrete zam geldi diye rahatlayamıyoruz, çünkü yetersiz. Konya Büyükşehir Belediyesi'ne sesleniyoruz: Ulaşımı ucuz tutun, teşvik edin. Esnafa da: Maliyetleri düşürün, indirimleri yansıtın. Yoksa Mevlana'nın huzurunda bile trafik sıkışır, cepler boşalır.


