KONYA'NIN SUYU BİTTİ

Kayıt Tarihi: 19.11.2025 09:33 - Son Güncelleme: 03.04.2026 17:19
YAZI
A

Konya’da artık hiçbir şey “tehlike” değil. Çünkü tehlike, yaklaşan bir şeydir. Burada yaklaşan değil, gelip yerleşmiş bir felaketten bahsediyoruz.

Su bitti. Barajlar yüzde 5 seviyesine düştü; bu, suyun değil, bir şehrin can damarının tıkandığını gösteren bir rakamdır. Taşra ilçelerinde göller tamamen yok oldu.

Bir zamanlar kuşların indiği, çocukların şenlendiği, çiftçilerin nefes aldığı o sular… Bugün sadece çorak bir sessizlik bırakıyor.

Ve bütün bunlar olurken Konya hâlâ bildiğini okuyor.

Bu kadar büyük bir yıkımın ortasında bile tarım politikası bir gram değişmiyor. Ovayı en hızlı kurutan, yeraltı suyunu sömürerek tükenme noktasına getiren su canavarı ürünler hâlâ ısrarla ekiliyor. Mısır, yonca, pancar, ayçiçeği… Yıllardır bütün uyarılara rağmen bir türlü vazgeçilmeyen, suyu litre litre değil, adeta tanker tanker yok eden ürünler. Bu ısrar, sadece ekonomik bir hata değil; toplumsal bir intiharın imzasıdır.

Konya artık su krizine değil, su çöküşüne sürükleniyor.

Yeraltı suyu son 40 yılda metre metre değil, on metrelerce çekildi. Ova çökmeye başladı, obruklar bir uyarı levhası gibi ardı ardına açılıyor. Her obruk, “Daha neyi bekliyorsun?” diyen bir çığlıktır aslında. Ama şehir, sanki bir felaket filmi izliyormuş gibi sadece bakmakla yetiniyor.

Yağmur yağmazsa…

Bunu dile getirmek bile ağır ama gerçek: Konya içecek su bulamayacak.

Bu cümlenin ağırlığı bile şehirdeki rehaveti bozmaya yetmiyor. Çünkü alışmış bir kabulleniş var: “Allah kerim.” Elbette kerim; fakat toprağa ihanet edildiğinde doğa kerem göstermez. Doğa hesabını çok net keser.

Ve o hesap geliyor.

Su bitince sadece tarlalar yanmayacak. Evlerde musluklar akmayacak. Sanayi duracak. Yem fiyatları patlayacak. Göç başlayacak. Kavga çıkacak. En sert ihtimal ise artık bir ihtimal olmaktan çıktı: Su savaşı Evet, bu şehirde insanlar bir bidon su için kavga edebilir. Bu, bilim kurgu değil. Su seviyeleri böyle düşmeye devam ederse, gerçek olacak.

Konya’nın kaderi kötü bir tesadüf değil; yıllardır duymazdan gelinen gerçeklerin birleşimidir. “Baba usulü tarım” anlayışı, “Bu yıl da ekeriz bir şey olmaz” rahatlığı, “Kuyu açarız çözeriz” kolaycılığı bugün şehrin boğazına sıkılmış görünmez bir eldir.

Suyu yönetmek bilim işidir. Plan işidir. Cesaret işidir. Ve Konya’da bunların hiçbiri yıllardır yapılmadı.

Bugün geldiğimiz nokta acı ama net: Konya suyu tüketti, şimdi de kendi geleceğini tüketiyor.

Bu şehir derhal kendine gelmezse, birkaç yıl sonra konuşacağımız tek şey “Biz nerede hata yaptık?” olacak. O gün geldiğinde de iş işten çoktan geçmiş olacak.

Barajlar bitti. Göller bitti. Yeraltı suyu bitti. Ve en tehlikelisi. Sabır da bitiyor.

ETİKETLER:

Fatih ERSOY

Fatih ERSOY

Yazarın Diğer Yazıları